Kökler ve Filizler No.1: Gülden Karaböcek ve Tuğçe Şenoğul
Kökler ve Filizler No.1: Gülden Karaböcek ve Tuğçe Şenoğul
26 Aralık 21:30
Babylon
Tarihi Bomonti Bira Fabrikası, Birahane Sokak No:1 Bomonti, Şişli
Popüler müzik tarihimizin anıt isimleri ile yeni kuşağın gelecek vaadeden sanatçılarını aynı sahnede buluşturan “Kökler ve Filizler” serisinin ilk gecesinde Gülden Karaböcek ve Tuğçe Şenoğul, 26 Aralık’ta konuğumuz oluyor!

Sadece son elli yıldan bugüne bakıldığında bile gözlemlenebilecek türler arası etkileşim, popüler müzik tarihinde yer edinmiş kendine has denemeler ve onlarca anıt isim ile bu coğrafyanın müzikal köklerinin çok derinlere uzandığı artık tüm dünyada kabul gören bir gerçek konumunda. Aynı coğrafyada dijital çağ ile birlikte hızlanan, her şeyden anında haberdar olan ve tarifsiz bir hızla üreten "yeni nesil" isimlerin sayısı da her gün artıyor. "Kökler ve Filizler" serisi, artistic ideas ve Median Müzik Edisyon iş birliği ile popüler müzik tarihimizin anıt isimleri ile yeni kuşağın gelecek vaadeden sanatçılarını aynı sahnede buluşturuyor.

Gülden Karaböcek

Arabeskin ustalarından biri olarak 70’li yılların ilk yarısında sesinin ve şarkılarının kendine has tınısıyla her kesimin hayatında yer edinen Gülden Karaböcek, yarım asra yaklaşan kariyeri sonunda Türkiye popüler müzik tarihinin en önemli isimleri arasında yer aldı. “Sürünüyorum”, “Dilek Taşı” gibi döneminin kült eserlerinin bestecisi ve yorumcusu olan Karaböcek, yenilikçiliğinden günümüzde de vazgeçmeden üretmeye devam ediyor. Median, Şah Plak ve Armageddon Turk’ün iki yıl süren çalışmalarının sonunda Karaböcek’in 14-17 yaşları arasındayken kaydedilmiş şarkıları orijinal kayıtları ve remixlerinin yer aldığı albümü geçtiğimiz Temmuz ayında yayımlandı.

Tuğçe Şenoğul

Seni Görmem İmkansız ve Kahinar projeleriyle ismini duyuran söz yazarı ve besteci Tuğçe Şenoğul, solo projesinin ilk albümü “Gölgelerine”yi geçtiğimiz sene yayımladı. Tekinsizliğin duygusallık, naifliğinse şiirsel bir melankoliyle birleştiği albüm; varoluşun doğasındaki karanlığın ve korkuların yansımalarını aktarıyor. Yapım süreci iki buçuk yıl süren albümün prodüktörlüğünü Görkem Karabudak ve Taner Yücel üstlendi.